5 Haziran 2008 Perşembe

dümdüz okunur, yazıldığı gibi

bugünün özeti:

* ne kadar da kibirlisin insan. bir hamamböceği kadar çalışmıyor duyuların ama üstüne basabildiğin her şey gibi ondan da üstün sanıyorsun kendini. amma burnun büyük be.. kafanla halletmen gerekenleri o çirkin topuğunla halletmeye çalışırken öyle çaresizsin ki.


* önceki gece rüyamda bileklerimi kesmeye çalışan adamı hatırladım da.. cinayete intihar süsü vermenin de bir adabı olmalı.

* yazı yazarken kopup gitmek eskisi kadar hoşuma gitmiyor. başladığım fikri takip etmek istiyorum. o yazı için ayrılan yeri tükettiğim anda, üstteki satırlara bakıp anafikri parçalanmış görmek rahatsız ediyor. yazan değil, okuyan gibi bakıyorum yazıya artık sanırım, işte bunu da sevmiyorum (mcdonalds da sevmiyorum).

* "kadın milleti" muhabbeti yapanları "100 saatte kadını anlamak" konulu (hızlandırılmış) bir kursa almak istiyorum. ama ders blok olacak. yemek ve tuvalet molası yok. her anlamadığın mesele karşısında "kadın milleti" diyeceğine açlık ve biraz da pislik çek, daha iyi.

* bütün dergiyi daha çıkmadan okudum sanıyordum ama bugün matbu halini okurken dikkatimden kaçan bir detay gördüm. çok mutlu oldum. içimden teşekkür ettim.

* anita lane'in bir şarkısının yüzde yirmisi filan uçmuş! bilgisayar ısınınca mp3'lerde kısmi buharlaşma mı oluyor, bu ne saçmalık...

* yaz akşamları çok rahatsız şeyler. şöyle ki, kışın zaten eve girip kapıyı pencereyi örtüyorsun, içe dönüksün, dünyaya eyvallahın yok, mis gibi. ama yazın bir parçan hep sokakta kalıyor, sen evde huzur bulmaya çalışırken o dışardaki sesleri, dondurma yemekten dönenlerin muhabbetlerini dinliyor. rahatsız.

* bugün bitmesin. bugün iyi bir gün.

* cümle içinde "ötenk" demek istiyorum ama anlamını bilmiyorum. babamın ötenki de yok... var desem keser beni.

8 yorum:

Adsız dedi ki...

Özlemişim doğrusu bu olağan konuları ele alan, içten yazılarınızı. Daha sık olsa keşke diyeceğim ama sipariş üzerine insan duygularını ifade etmek mümkün olmayacağından ağzımı bile açmıyorum... Bakın açmadım :P

homesick alien dedi ki...

o zaman bi madde daha ekleyebilir miyim kerem:

* loop'u açık kalmış winamp bir hayat törpüsü gibi çalışır. hele de dalgınsanız. 11 kez dinledim be şarkıyı, sevmem de üstelik.

* 11 sevdiğim bir sayı. kafadan atmak için onu kullanmamın sebebi bu.

* ne güzelsin 6 haziran gecesi.

Adsız dedi ki...

kitlenbik adında bir hayal kahramanım vardır benim, işte böyle durumlarda kitlendiğimde çıkıyor ortaya

Diego Perini dedi ki...

bloguna hoşgeldin serpil abla :)

Unknown dedi ki...

döwerim bak ha, hah açıldı! Haaa ne diyoduk?

Simdi, ben de bazen 'kadın milleti işte!' diye dusunurken 'hadi ya bu, kadın gibi olmayan kadınlardansa...' diye aklımdan geçirmiyor degilim tabii. Ama kadınların çoğu, 'kadın gibi olanlar'dan maalesef...

Ha öyle olmayanı yok mu, var tabii. Bir arkadaş da hayrına göndermedi bana ama var işte bi yerlerde.

Neyse efendim, demem odur ki: 'erkeklerin kadınlari anlamak zorunda olduğunu sanan' kadınları biraz da, neden erkeklerin onları bir türlü anlamiyor olabileceklerini dusunmeye davet ediyorum. Ben tabii ki orada olmuyciim!..

Gİzem Aksoy dedi ki...

Serpil Ablaaa vallahi yokluğunuzda arkadaşlar blogu kısmen doldurmuşlar:)yorumlar da olmasa blog iyice terkedilmiş gözükecekmiş:)3 aydan 2 gün önce sizi blogunuzda görmekle içimize su Serpil'di:)_bu da fotomaç ya da fanatik in spor manşetleri gibi oldu ya nese_Blog kim olduğunu amacını hatırlamıyor galiba bol bol yazarak hatırlatmak işe yarıyacakmış gibi gözüküyor:)İki cümle_lafın gelişi_ için yalvarmasın yazık blog a da:D

Adsız dedi ki...

5. maddeye ithafen:
birisi bir gün şöyle birşey demişti Depeche Mode için: bu adamlar hiçbir zaman Depeche Mode'u canlı dinleyemicekler, ne yazık! Gerçekten de öyle:)

inesis. dedi ki...

let no thought pass incognito...

walter benjamin, one-way street, 1929.

[noktablogspotcomsoruişareti]